Appvice şimdi indirin

Testosteron Arttırmaya veya Tedaviye İhtiyacınız Var Mı?

Appvice Onaylı

Testosteron, doğurganlığı, kas miktarını, yağ dağılımını ve alyuvar üretimini kontrol eden temel erkek cinsiyet hormonudur.

Testosteron seviyesi normalin altına düştüğünde hypogonadism ya da kısırlık gibi hastalıklar ortaya çıkabilir. Testosteron seviyesi düşük olan insanların testosteron seviyelerini yükseltmek için başvurabilecekleri bazı yöntemler vardır.

Testosteron eksikliği sorunu giderek yaygınlaşmaktadır. Testosteron takviyesi içeren reçetelerin sayısı 2012 yılından bu yana 5 kat artmıştır.

Bu makalede testosteronun nasıl işlevler gördüğünü açıklayacağız ve erkeklerin yaşlandıkça testosteron seviyelerinin düşmesinden endişe etmelerinin gerekli olup olmadığını tartışacağız

Testosterona hızlı bir bakış

  • Testosteron erkeklerin vücutlarındaki bazı süreçleri düzenler.
  • Yaşlandıkça testosteron seviyesi düşer.
  • Prohormon takviyeleri testosteron seviyesini etkilemez.
  • Testosteron takviyeleri, testosteron seviyesinin yaşlanmaya bağlı olarak azalmasına karşı değil, sadece belirli hastalıkların tedavisi için kullanılır.
  • Bazı durumlarda testosteron replasman tedavisi (TRT) uygulanır ancak bu tedavinin yan etkileri vardır.

Testosteron Nedir?

Testosteron, erkek cinsiyet hormonudur. Erkek cinsiyete özgü özelliklerin gelişimini sağlar. Hormonlar, vücutta gerekli değişiklikleri tetikleyen kimyasal ulaklardır. Genellikle daha az miktarda olmakla birlikte, dişiler de testosteron üretir.

Testosteron hormonu, testislerde, Leygid hücreleri adı verilen hücrelerde üretilen bir androjendir.

Erkeklerde sperm üretiminin yanı sıra bazı başka işlevleri de düzenler.

Bunlar arasında:

  • Cinsel dürtü
  • Kemik kitlesi
  • Yağ dağılımını
  • Kas boyutu ve kuvveti
  • Alyuvar üretimini sayabiliriz.

Yeterli miktarda testosteronları olmayan erkekler kısır olurlar. Bunun nedeni testosteronun sperm üretiminde işlev görmesidir.

Testosteron, erkek cinsiyet hormonu olmasına rağmen kadınlarda da cinsel dürtüyü, kemik yoğunluğunu ve kas kuvvetini belirler. Ne var ki kadınlarda testosteron seviyesinin çok yüksek olması kelliğe ve kısırlığa da yol açabilir.

Seviyeleri beyin ve hipofiz bezi tarafından kontrol edilir. Testosteron, üretilir üretilmez çeşitli işlevleri yerine getirmek üzere kan dolaşımına girer.

Testosteron Eksikliği veya Fazlalığı

Testosteron seviyesinin normalden az ya da fazla olması, bu hormon tarafından düzenlenen çeşitli fonksiyonlarda bozukluklara yol açabilir.

Erkekte testosteron seviyesi azaldığında, yani hipogonadism ortaya çıktığında, aşağıdaki belirtiler baş gösterebilir:

  • Cinsel istekte azalma
  • Sertleşme bozukluğu
  • Sperm sayısında düşme
  • Göğüs dokularında büyüme ya da şişme

Bu belirtiler zamanla aşağıdaki biçimlere dönüşebilir:

  • Vücut kıllarının dökülmesi
  • Kas kaybı
  • Kuvvet kaybı
  • Vücut yağında artış

Kronik testosteron yetersizliği osteoporoza, ruh halinde ani değişimlere, yorgunluğa ve testislerde küçülmeye yol açabilir.

Hipogonadizmin nedenleri şunlardan biri olabilir:

  • Testis yaralanmaları, örneğin eneme
  • Testis enfeksiyonları
  • İlaçlar, örneğin opioid analjezikler
  • Hormonları etkileyen bozukluklar, örneğin hipofiz tümörleri ya da yüksek prolaktin düzeyi
  • Kronik hastalıklar, örneğin tip 2 diyabet, karaciğer böbrek hastalığı, obezite ve HIV/AIDS
  • Genetik hastalıklar, örneğin Klinefelter sendromu, Prader-Willi sendromu, hemokromatoz, Kallman sendromu, miyotonik distrofi

Diğer yandan, çok fazla testosteron da çocukların 9 yaşından önce buluğ çağına girmesine neden olabilir. Bu hastalık çoğunlukla erkek çocuklarını etkiler ve daha ender görülür.

Yüksek testosteron seviyesi kadınlarda ise erkek tipi saç dökülmesi, seste kalınlaşma ve adet düzensizliklerine neden olabilir.  Ayrıca:

  • Klitoriste büyüme ve şişme
  • Vücut şeklinde değişim
  • Göğüslerin küçülmesi
  • Ciltte yağlanma
  • Akneler
  • Yüzde ve vücutta kıllanma görülebilir.

Son zamanlarda yapılan çalışmalar, yüksek testosteron seviyesi ile uterus fibroidleri (rahimde urlar) geliştirme riskinin bağlantılı olduğunu göstermektedir.

Testosteron dengesizlikleri kan testleri ile teşhis edilebilir ve hastanın durumunun gerektirdiği biçimde tedavi edilebilir.

Testosteron Seviyesi ve Yaşlanma

Yaşlanmayla birlikte testosteron seviyesinin azalması doğaldır.

Testosteron seviyesinin giderek azalmasının yarattığı etkiler son zamanlarda daha çok ilgi çekmeye başlamıştır. Bu duruma geç başlayan hipogonadizm denir.

Çoğu erkeğin dolaşımdaki testosteron seviyesi, 40 yaşından sonra her yıl ortalama % 1,6 oranında azalır. 60 yaşlarına geldiklerinde testosteron seviyeleri, daha genç erkeklerde hipogonadizm teşhisine neden olabilecek kadar düşmüş olur.

Her 10 erkekten yaklaşık 4’ü 45 yaşına geldiklerinde hipogonadizm bulgusu gösterirler.  Düşük testosteron miktarına sahip oldukları teşhis edilen daha yaşlı erkeklerin sayısı 2012 yılından bu yana % 170 oranında artmıştır.

Düşük testosteron seviyesinin yaşlı erkeklerde ölüm riskinin artması ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Her ne kadar semptomların çoğu normal yaşlılık belirtileri de olsa, geç başlayan hipogonadizm artık bir hastalık olarak kabul edilmeye başlanmıştır.

Geç başlayan hipogonadizmin belirtileri şunlardır:

  • Ereksiyon bozukluğu ya da kalitesinde gerileme
  • Cinsel isteklilikte azalma
  • Ruh hali değişikliği
  • Kognitif fonksiyonlarda gerileme
  • Yorgunluk, depresyon ve sinirlilik
  • Kas kitlesinde ve kuvvette azalma
  • Vücut kıllarının dökülmesi
  • Deride değişiklikler
  • Kemik kütlesinde ve kemik mineral yoğunluğunda azalma
  • Karın yağlarında artış

Geç başlayan hipogonadizm ayrıca cinsel fonksiyon bozukluğu, metabolik hastalıklar ve kalp-damar hastalıkları ile de ilişkilidir.

Testosteron seviyesindeki azalma bireyden bireye farklılık gösterir, ancak testosteron seviyesinin azalmasından etkilenen erkeklerin sayısı giderek artmaktadır. Günümüzde insan ömrü oldukça uzamıştır ve artık birçok erkek 60 yaşından fazla yaşamaktadır. Sonuç olarak testosteron seviyesinde yaşlanmaya bağlı azalmadan etkilenen erkeklerin sayıları da artmaktadır.

Testosteron Eksikliği Tedavisi ve Testosteron Arttırma

Bir hastalık sonucu oluşan hipogonadizmin tedavisi, geç başlayan hipogonadizmden farklıdır.

Testosteron takviyeleri

Testosteron seviyesindeki azalmaya karşı önerilen tedavilerden biri testosteron takviyesi vermektir. Ne var ki şu anda ABD’de ağızdan alınan hiçbir testosteron takviyesinin satışı onaylanmamıştır.

Bir çalışmada,  günde 80 miligramlık testosteron takviyesinin yaşlı erkekler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma, testosteronun aşağıdakiler üzerindeki etkilerini incelemiştir:

  • Hareket kabiliyeti
  • Bilişsel fonksiyonlar
  • Kemik mineral yoğunluğu
  • Vücut bileşimi
  • Lipidler
  • Yaşam kalitesi

Araştırmacılar günde iki doz alımının herhangi bir yan etkiye yol açmadığını bulgulamıştır. Öte yandan testosteron takviyelerinin hareket kabiliyeti, bilişsel fonksiyonlar ve kemik mineral yoğunluğu üzerinde herhangi bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir. Ancak vücut bileşimi ve metabolik risk faktörlerinde bazı etkiler görülmüştür.

Plasebo İle kıyaslanan testosteron:

  • Yağsız vücut litlesinde artışa ve
  • Vücut yağında azalmaya neden olmuştur.
SONUÇ

Ne var ki etkiler ve kullanım güvenliği noktasında daha kuvvetli bulgular edinilene kadar, testosteron tedavisi sadece ciddi klinik bulgular gösteren yaşlı erkekler üzerinde uygulanmalıdır.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) testosteron takviyelerinin geç başlayan hipogonadizmin tedavisi için uygun olmadığı konusunda görüş bildirmiş ve yalnızca belirli hastalıklara karşı kullanılmasını tavsiye etmiştir.

Testosteron Replasman Tedavisi

Testosteron Replasman Tedavisi (TRT), düşük testosteron seviyesinden olumsuz etkilenen bazı fonksiyonlarda iyileşme sağlayabilir.

Araştırmalar TRT’nin özellikle kemik kuvveti ve hemoglobin seviyeleri üzerinde etkili olduğunu, ancak zihinsel beceriler üzerinde etkili olmadığını göstermektedir.

Bu tedavi şu biçimlerde uygulanmaktadır:

  • Deri üzerine uygulanan jeller ve bantlar
  • Enjeksiyonlar
  • Diş etlerinden emilen tabletler

Öte yandan bu uygulamaların bazı yan etkileri vardır. Bunlar arasında:

  • Alyuvar sayısında artış
  • Prostat ve göğüste büyüme
  • Akneler
  • Ender vakalarda uyku sırasında nefes alma güçlüğü
  • Kalp damar hastalıklarına yakalanma riskinde artış (bu yan etki tartışmalıdır)

TRT uygulamaya karar vermek, tedavinin içerdiği risklerle, uygulanacağı bireyin taşıdığı belirtiler üzerindeki iyileştirici etkilerinin karşılaştırılmasını gerektirir.

Örneğin yakın zamanda yapılmış bir araştırma TRT’nin, tedaviden sonra testosteron seviyeleri normale dönen hastaların inme geçirme ve ölüm risklerinin düşmesinde katkı sunduğunu göstermiştir.

Mevcut araştırmaların bulguları birbirleriyle çelişmektedir. TRT’nin riskleri ve faydalarının tam olarak anlaşılabilmesi ve bu tedaviden en çok faydalanacak grupları belirleyebilmesi için, bu yöntem üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereklidir.

Prohormon Takviyeleri ve Kalp Hastalığı

Prohormonlar çeşitli steroidlerden oluşur. Genellikle kas yapmak ve kilo vermek için yasa dışı olarak kullanılmaktadır.

Düşük testosteron sorununun tedavisi piyasaya sürülmüş birkaç prohormon takviyesi de vardır. Dehidroepiandrosteron (DHEA) ve bitkisel bir ürün olan Tribulus terrestris (demir dikeni) bu takviyeler arasındadır. Öte yandan, 2014 yılında çıkan bir yasayla, erkek cinsiyet hormonlarına benzeyen ama onlardan farklı olmaları sebebiyle doping testlerinde tespit edilmesi daha zor olan tasarım steroidlerin kullanılması yasaklanmıştır.

Bundan sonra, bu ilaçların yasal türevleri piyasaya çıkmıştır. Ne var ki bu prohormon takviyelerinin testosteron seviyelerine etki edip etmediği konusunda hemen hiç araştırma yoktur. Bu tür ilaçlar sağlığı tehdit edebilmektedir.  Yukarıda sözünü ettiğimiz yasa bitkisel ürünler için, piyasaya sürülmeden önce kullanım güvenliğinin ispatlaması konusunda herhangi bir zorunluluk getirmemektedir; bu yüzden bu tür ürünlere büyük bir dikkatle yaklaşmak gerekir.

Prohormonlar testosteronu yükseltir, ama aynı zamanda dişilik hormonu olan östrojeni de yükseltir. Ayrıca “iyi” kolesterolün seviyesini aşağı çekerek, kan kolesterol seviyelerinde dengesizlikler de yaratır.

Prohormonlar, klinik faydaları hakkında hiçbir bilginin olmaması ve muhtemel yan etkileri nedeniyle tehlikeli ilaçlardır ve testosteron arttırma amacıyla kullanılmamaları gerekir.

Sonuç:

Testosteron seviyesinin korunması erkekler için mühimdir, ancak yaşla birlikte testosteron seviyesinin düşmesi de doğaldır. Belirtiler testosteron seviyesinin ciddi biçimde düştüğünü ya da durumun kronikleştiğini gösteriyorsa, hormon yetersizliği başka bir hastalık ya da bozukluktan kaynaklanıyor da olabilir.

Tedavi yan etki doğurabilir. Demek ki tedavinin içerdiği risklerle, uygulanacağı bireyin taşıdığı belirtiler üzerindeki iyileştirici etkilerinin karşılaştırılması çok önemlidir. Düşük testosteron seviyesi zararlı fiziksel etkilere yol açmayabilir, böyle durumlar tedavi gerektirmez.

Tedavi gerekip gerekmediğinden emin olmak için bir doktora başvurulması gerekir.

Testosteron seviyesini artırmak için bu 8 doğal ve bilimsel yönteme göz atabilirsiniz.

Bu makale Appvice Diyetetik Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

Sedef Olcay Web Banner Sedef-Olcay-Banner

PUAN VER

2 Oy, Ortalama: 4,50