Şizofreni Türleri Nelerdir ?

Appvice Onaylı

Şizofreni kronik bir akıl hastalığıdır. Duyguları, rasyonel ve açık düşünebilme becerisini, başkalarıyla etkileşime girme ve ilişki kurma becerisini olumsuz yönde etkiler. İstatistiklere göre, dünya üzerindeki her 100 insandan 1’i bu hastalığa maruz kalmaktadır. Şizofreni erkeklerde genellikle 15-25 yaş arası dönemde, kadınlarda ise 25-35 yaş arası dönemde teşhis edilmektedir. Bu yazımızda şizofreni türleri hakkında tüm bilmek istediklerinizi bir araya getirdik.

Şizofreni Tipleri

Bu alt türler, farklı klinik bozuklukları tanımlamak amacıyla değilse bile, yardımcı belirteç olarak ve tedavi planı oluşturmak için kullanılmaya devam ediyorlar.

Geleneksel olarak 5 farklı şizofreni türü vardır:

  • Paranoid
  • Dezorganize (dağılmış)
  • Farklılaşmamış
  • Tortu
  • Katatonik

Paranoid Şizofreni

Paranoid şizofreni, şizofreninin en yaygın alt türü olmuştur. Amerikan Psikiyatri Birliği, 2013’de paranoyanın hastalığın pozitif semptomlarından birisi olduğuna karar verdi. Böylece hastalığın ayrı bir türü olmaktan çıkarıldı.

Bu kararlara rağmen, yerleşmiş bir terim olduğu için, bu alt tip tanımlaması yine de kullanılmaya devam etmektedir.

Paranoid şizofreni belirtileri:

  • Hezeyanlar
  • Halüsinasyonlar
  • Düzensiz konuşma (laf salatası, ekolali)
  • Konsantrasyon bozukluğu
  • Davranışlarda bozulma (dürtüleri kontrol edememe, duygusal değişkenlik)
  • Düz duygulanım (duygularını belli edememe)

Dezorganize (Dağılmış) şizofreni

Dezorganize şizofreni DSM-5’ten çıkarılmış olmasına rağmen, Uluslararası Hastalık ve İlişkili Sağlık Problemlerinin İstatistiksel Sınıflandırması (ICD-10) tarafından hala tanınmaktadır.

Bu şizofreni türünde, kişilerde halüsinasyon ya da hezeyanlara görülmez, ancak davranış ve konuşmalarda düzensizlikler göze çarpar.  Bu belirtiler:

  • Düz duygulanım
  • Düzensiz konuşma
  • Düşünce dağınıklığı
  • Duygularda ya da yüz ifadelerinde uygunsuzluk
  • Günlük işleri yerine getirmede yaşanılan zorluklar

Farklılaşmamış şizofreni

Farklılaşmamış şizofreni, bir bireyin birden fazla şizofreni tipine uygulanabilir davranışlar sergilediği durumlar için kullanılmış bir terimdir. Örneğin, bir bireyde katatonik davranışlar yanında halüsinasyonlar, hezeyanlar ya da düzensiz konuşma bir arada gözlemleniyorsa, bu kişiye farklılaşmamış şizofreni tanısı koyulabilir.

Yeni teşhis kriterleri gereği, bu terim, klinisyene sadece çeşitli belirtilerin bir arada bulunduğunu ifade eder.

Tortu şizofreni

Bu alt tip biraz karışıktır. Eskiden şizofreni teşhisi konmuş bir kişide, artık hastalığın belirgin semptomlarının görülmediği durumlarda kullanılmıştır. Genellikle semptomların yoğunluğu azalmıştır.

Tortu tip şizofreni çoğunlukla negatif belirtileri içerir. Bu belirtiler:

  • Duygularını belli edememe
  • Psikomotor zorluklar
  • Yavaşlamış konuşma
  • Temizliğine dikkat etmeme

Şizofrenili birçok insan, hastalıkları boyunca semptomların artıp azaldığı, sıklıklarının ve yoğunluklarının değiştiği dönemlerden geçer. Septomların sönümlendiği dönemde tortu şizofreni olarak koyulabilecek teşhis, semptomlar yeniden ortaya çıktığında geçerliliğini yitirmektedir.  Bundan dolayı, bu adlandırmanın kullanımı iyice azalmıştır.

Katatonik şizofreni

Katatonik şizforeni, DSM’nin önceki versiyonlarında bir alt tip olarak tanımlanıyordu, ancak katatoninin aslında bir belirteç olduğu iddia edildi. Çünkü katatoni aslında çeşitli psikiyatrik durumlarda ve genel sağlık koşulları içinde de ortaya çıkmaktadır.

Katatoni kişinin uzun süre aynı şekilde kıpırdamadan durması demektir. Buna paralel olarak katatonik şizofreninin en belirgin semptomu hareketsizliktir.

Rahatsızlığın diğer belirtileri:

  • Hareketleri taklit etme
  • Konuşmama
  • Sersemlik hâli

Çocukluk şizofrenisi

Çocukluk şizofrenisi tanımlaması bir alt tipi değil, teşhisin konulduğu zamanı işaret etmek için kullanılır. Hastalığın çocukluk döneminde teşhis edilmesi sıra dışı bir durumdur.

Ortaya çıktığında, şiddetli geçirilebilir. Erken başlangıçlı şizofreni adı da verilen bu şizofreni, genel olarak 13-18 yaş aralığında kendini gösterir. Kişiye 13 yaşından önce tanı koyulursa, buna çok erken başlangıçlı şizofreni denir ve son derece nadir bir durumdur.

Çok küçük yaştaki çocuklarda belirtiler, otizm ve dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) gibi gelişimsel bozukluklara benzer.

Bu belirtiler:

  • Konuşmanın gecikmesi
  • Emekleme ya da yürümede gariplik ya da gecikme
  • Anormal motor hareketleri

Çok erken başlangıçlı şizofreni tanısından şüphe edildiğinde, belirtilerin gelişimsel problemlerden kaynaklanmadığına emin olmak gerekir.

Daha büyük çocuk ve gençlerdeki belirtiler:

  • Sosyal geri çekilme
  • Uyku bozuklukları
  • Okul başarısında gerileme
  • Öfke
  • Garip davranışlar
  • Madde kullanımı

Genç bireylerde hezeyanlar pek görülmez, buna karşın halüsinasyonlar daha sık görülür. Yaş ilerledikçe, yetişkinlerde görülen tipik şizofreni belirtileri de genellikle kendini gösterir.

Deneyimli bir uzmana gözükmek çocukluk şizofrenisi için çok önemlidir, çünkü çok nadiren görülür. Belirtilerin madde kullanımı ya da organik ilaçların yan etkileri gibi başka durumlarla ilgili olup olmadığının tespit edilmesi oldukça kritiktir.

Tedavi, çocuk şizofrenisi konusunda deneyimli bir çocuk psikiyatristinin öncülüğünde yürütülmelidir.

Tedavide çeşitli yöntemler bir arada kullanılabilir:

Mevcut DSM-5 durumu

Şizofreni de dahil olmak üzere bazı hastalıkların teşhis kriterleri, 2013 yılında Amerika Psikiyatri Birliği’nin yayınladığı “Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı, DSM-5”te yer alan bilgilere göre güncellendi. Ondan önce, şizofreni teşhisi için semptomlardan birine sahip olmak yeterliydi. Ancak yeni düzenlemeden sonra, teşhis koyabilmek için, kişide en az iki semptomun görülmesi gerekiyor.

DSM-5, semptomlar üzerinde temellenen farklı teşhis kategorilerini, yani alt tipleri de literatürden çıkardı. Bu tip bir gruplandırmanın yararlı olmadığı görüldü. Amerika Psikiyatri Birliği’ne göre, bu alt tipler çoğu zaman birbiri ile çakışmaktaydı ve bu nedenle teşhisin geçerliliği zayıflıyordu.

Sağlık uzmanları bu alt tipleri artık tanı olarak kullanmıyor, ancak kapsamlı ve daha detaylı bir teşhis için yardımcı belirteçler olarak yararlanmaya devam ediyorlar.

Şizofreni ile İlişkili Bozukluklar

Şizoefektif bozukluk

Şizoefektif bozukluk, şizofreniden farklı bir durum olmasına rağmen zaman zaman birbiriyle karıştırılırlar.  Şizoefektif bozukluk, hem şizofreni hem de duygudurum bozuklularına ait unsurlar içerir.

Gerçeklikle temasın kopması demek olan psikoz, sıklıkla bir bileşendir. Duygudurum bozuklukları mani veya depresyonu içerebilir.

Şizoefektif bozukluk kişinin yalnızca depresif dönemler geçirmesi ya da depresyonla birlikte veya değil, manik dönemler geçirmesine göre alt tiplere ayrılır.

Belirtilerden bazıları:

  • Paranoid düşünceler
  • Hezeyanlar ve halüsinasyonlar
  • Dikkat eksikliği 
  • Depresyon
  • Hiperaktivite veya mani
  • Kişisel temizliğin önemsenmemesi
  • İştah bozukluğu
  • Uyku problemleri
  • Sosyal geri çekilme
  • Düşünce veya davranışlarda düzensizlik

Teşhis, tipik olarak kapsamlı bir fizik muayene, görüşme ve psikiyatrik değerlendirme sonrasında konur. Aynı belirtileri paylaşan başka hastalık durumu veya bipolar bozukluk gibi diğer akıl hastalıklarıyla karıştırılma ihtimaline karşı dikkatli olmak gerekir.

Tedaviler yöntemleri:

  • ilaçlar
  • grup veya bireysel terapiler
  • pratik yaşam becerileri konusunda eğitim

Şizofreni ile İlişkili Diğer Bozukluklar

  • Delüzyonel (sanrılı) bozukluk
  • Kısa psikotik bozukluk
  • Şizofreniform bozukluk

Bunların dışında, psikoz durumunun gözlendiği başka sağlık sorunları da bulunmaktadır.

Şizofreni karmaşık bir sorundur. Şizofreni tanısı konulan herkes tam tamına aynı belirtileri göstermeyecektir.

Alt tipler artık tanı olarak kullanılmıyor olmalarına rağmen, klinik tedavi planına yardımcı belirteçler olarak fiili bir işleve sahiptirler. Alt tipler ve genel anlamda şizofreni konusunda yeterli derecede bilgiye sahip olmak kendi probleminizle başa çıkabilmenize yardımcı olabilir.

Sağlık uzmanları, kesin bir teşhis sayesinde, özelleştirilmiş bir tedavi planı oluşturabilir ve bunu uygulayabilirler.

Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

KAYNAKÇA

Puan Ver