Appvice şimdi indirin

Borderline

Psikoloji

19 Aralık 2017
41Görüntüleme

Borderline

Borderline Kişilik Bozukluğu Nedir?

Uç sınırlarda yaşanan kişilik bozukluğu hastalığına borderline kişilik bozukluğu denir. Kişi kendini çok severken birden nefret eder hale geçiş yapabilir. Duygusal bir dengesizlik söz konusudur. Kendisine olduğu kadar çevresine de çok kötü tepkiler verebilir. Karşısındaki insanı çok fazla sevip överken aniden onun hakkında kötü konuşmaya nefret eder tavırlara bürünebilir. Bir şey ya çok iyi ya çok kötüdür, ortası yoktur. Sonucunu düşünmeden yaptıkları aşırı hareketleri vardır. Maaş aldıkları gün hepsini bir gecede bitirebilir ve bütün bir ayı parasız şekilde geçirebilirler. İlişkilerinde sevgiye çok ihtiyaç duyduklarını belirtmelerine karşın, ilişki anında saldırgan kıskanç ve zarar verici davranış göstermeleri mümkündür.

Borderline Kişilik Bozukluğu Belirtileri

Tıp dilindeki adı borderline personality disorder olan bu hastalığın belirtilerine gelirsek;

-Gün içinde yaşanan ani ruh değişimleri en belirgin özelliğidir. Aynı olaya karşı birkaç dakika içinde fikirleri ve davranışları farklılık gösterir.

-Çevrelerindeki kişilere bağımlı şekilde yaşamalarına karşın onlara zarar vermekten kendilerini alamazlar. Sosyal ortamlarında sevilmediğini düşündükleri zaman depresif ruh haline bürünüp, sonrasında saldırıya geçerler.

-Sınırları belirleme yetileri yoktur.

-Çok çabuk güvenir ve aynı hızda güvendikleri kişiden şüphelenebilirler.

-Her türlü korkuyu uç noktalarda yaşarlar fakat terk edilme, aldatılma, beğenilmeme, sevilmeme gibi korkular onları öfkelendirmeye yeterlidir.

-Toplum tarafından onaylanma arzuları çok yüksektir.

-Sürekli değişen yargıları sebebiyle kariyer alanında istikrarlı olmadıkları söylenebilir.

Borderline Kişilik Bozukluğu Tedavisi Mümkün müdür?

Bu hastalıkla ilgili tedavi tam olarak mümkün olmamakla birlikte çalışmalar sürmektedir. Kişinin belirtilerine göre teşhis koyulan borderline hastalığı tedavisi için farklı yöntemler uygulanmaktadır. Psikolojik kaynaklı olan bu durumda olaylardan duyduğu ruhsal acının en aza indirgenmesi esas olarak alınmaktadır. Bireyselliğin önemi vurgulanmakta kişinin aslında kendisini sevmesi ve değer vermesi sağlanmaktadır. Kişi geçmişten gelen travmalar sebebiyle bu durumda ise onların bıraktığı kalıcı etkileri silmeye yönelik terapi seansları uygulanır. Çocukluğundaki acılarla yüzleşen hasta onları yener ve beynine yaptığı baskılardan kurtulur. Bu terapilerle kişi sınır belirlemeyi öğrenir. Öfke anında tepkinin daha makul şekilde dışa vurumunu sağlamak için çalışmalar yapılır. İyileşme sürecinde psikolojik yardımın devamlı olması daha iyidir.