Appvice şimdi indirin

Anksiyete Nedir? Anksiyete Bozukluğu Nedir ?

16 Kasım 2017
1908Görüntüleme

Anksiyete Nedir?

Anksiyete (Kaygı) tüm canlılarda gözlemlenen endişekaygı, ve gerilim içindeki duygu durumudur. Kişinin kendi denetimi dışına çıkması durumunda ise Anksiyete Bozukluğu (Kaygı Bozukluğu) olarak tanımlanır. Anksiyete nedir, anksiyete bozukluğu nedir ve anksiyete ne demek konusunda tüm detayları bulabilirsiniz.

Anksiyete Ne Demek?

Anksiyete Nedir? Öncelikle kelime haznemizde yerini son yıllarda bulan anksiyete kelimesinin Türkçe’deki karşılığının kaygı olduğunu söylemek gerekir. Dolayısıyla kaygı bozukluğu da diyebiliriz. Kaygıda, endişe ve korkunun birlikteliğinden bahsedebiliriz. Herkes bir olay sonrasında kaygı hissedebilir. Kaygı, her insanın yaşayabileceği normal bir duygudur. Ancak bir bozukluk söz konusu olduğunda, kişinin işlevsel bir yaşam sürdürmesine engel derecede kaygı ve korku vardır.

Anksiyete Nedir? Öncelikle kelime haznemizde yerini son yıllarda bulan anksiyete kelimesinin Türkçe’deki karşılığı kaygıdır.

Anksiyete Bozukluğu Nedir?

Aslında anksiyete bozukluğu, psikolojinin çok genel bir başlığıdır ve altında çeşitli alt başlıkları vardır. Bunlar arasında özgül fobi, sosyal fobi, panik bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu ve çocuklarda seçici konuşmazlık (mutizm) ile ayrılma kaygısı bozukluğu vardır. Daha önceki tanı kriterlerine göre obsesif-kompulsif bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu da anksiyete bozuklukları arasında yer alırken artık kendisi başlı başına bir konu olarak ele alınır.

Kaygı Bozukluğu – Anksiyete Bozukluğu Nedir, örnek olarak; anne ve babalar çocukları evine bekledikleri zamandan daha geç geldiği zaman “kesin çocuğumuza bir araba çarptı”, “birileri çocuğumuzu mu kaçırdı” benzerinde kaygı içeren düşünceler üretirler. İnsanlar çeşitli olaylar karşısında düşük dozda bir tedirginlik duygusundan panik derecesine kadar değişik yoğunluklarda kaygı yaşayabilir. Bu yaşanan durumun kaygı bozukluğu diye adlandırılmasının sebebi ise kişinin belli durumlarda değil, yaşanan her durumda aynı tepkiyi vermesidir.

Aynı zamanda araştırmalar gösteriyor ki; yaşanan travmatik deneyimler sonucunda da kişide kaygı bozukluğu belirtilerine benzer yoğun kaygı görülebilir. Bu nedenle terapistlerin, anksiyete belirtileri kökünde travma olup olmadığını araştırmaları sağlıklı bir yol olabilir.

Anksiyete Oranı Artmakta

Araştırmalar son zamanlarda depresyon gibi anksiyete oranlarının da yükseldiğini göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2013 yılı istatistiklerine göre, dünya genelinde depresyon ve kaygı (anksiyete) bozukluğu olanların sayısı giderek artıyor. Bu rapora göre 1990 yılından beri anksiyete bozukluğu olanların sayısı neredeyse %50 oranında arttı. Post endüstriyel toplumun ortaya çıkmasıyla beraber kapitalizmin sivrileşmesi ile kaygı seviyesinin artmasını ilişkilendirmek yanlış olmaz.

Anksiyete bozukluğunun yaşı ve cinsiyeti yoktur; çocuklarda, gençlerde ve yetişkinlerde görülebilir. Yalnızca yaşa ve cinsiyete göre anksiyete alanları değişiklik göstermektedir.

OY VER

(5 oy, Ort.: 5,00 - 5 üzerinden)