Appvice şimdi indirin

Probiyotik Besin ve Takviyelerin 5 Muhtemel Yan Etkisi

Appvice Onaylı

Probiyotik, yüksek miktarda tüketildiğinde vücuda yararı dokunan bakteri ve mayadır.

Probiyotik tablet ve kapsüller veya yoğurt, kefir, Alman lahana turşusu, kimçi ve Kombu çayı gibi doğal probiyotiklerle probiyotik tüketiminizi artırabilirsiniz.

Probiyotiğin yararları araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Probiyotik tüketimi enfeksiyon ve bazı kronik hastalıklara yakalanma riskini azaltmakta ve sindirimi kolaylaştırmaktadır.

Probiyotik tüketiminin birçok yararı olsa da yan etkileri de bulunmaktadır. Ancak, bu yan etkiler oldukça önemsizdir ve probiyotik kullananların çok ufak bir kısmında görülmektedir.

Ciddi hastalıklara sahip veya bağışıklık sistemi zayıf bireylerde daha ciddi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.

Bu yazımızda probiyotiğin yan etkilerini ve bu yan etkileri azaltmanın yollarını inceleyeceğiz.

1. Probiyotik Gıdalar Sindirim Sorunlarına Yol Açabilir

Çoğu bireyde herhangi bir yan etki görülmese de probiyotik takviyesi nedeniyle ortaya çıkan en yaygın sorun geçici gaz ve şişkinliktir.

Maya kaynaklı probiyotik tüketen bireylerde kabızlık ve susuzluk yaşanabilmektedir.

Yan etkilerin sebepleri bilinmese de bu şikayetler devamlı probiyotik kullanımının ilk birkaç haftasında genel olarak sona ermektedir.

Yan etkilerden korunmak ve vücudunuzun değişikliğe alışabilmesi için probiyotik tüketimini birkaç hafta boyunca kademeli olarak artırmanız gerekmektedir.

Gaz ve şişkinlik gibi sorunlar birkaç haftadan uzun süre devam ediyorsa probiyotik tüketimini kesip doktorunuza danışmanız yararınıza olacaktır.

ÖZET

Bazı bireylerde probiyotik tüketimi nedeniyle gaz, şişkinlik, kabızlık veya susuzluk gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu yan etkiler birkaç hafta içinde sona ermektedir.

2. Probiyotik Yiyecekler Baş Ağrısına Sebep Olabilir

Yoğurt, Alman lahana turşusu, kimçi gibi probiyotik bakımından zengin bazı gıdalar amin bileşenleri içermektedir.

Biyojen amin protein içeren gıdalar yıllandırıldığında veya bakteriler tarafından fermente edildiklerinde ortaya çıkan bir maddedir.

Probiyotik kaynağı gıdalarda en sık bulunan aminlere örnek olarak histamin, tiramin, triptamin ve feniletilamin verilebilir.

Amin merkezi sinir sistemini harekete geçirebilir, kan akış hızını değiştirebilir ve amin duyarlılığı bulunan bireylerde baş ağrısına yol açabilir.

Yapılan bir araştırmada histamin içeriği düşük bir beslenme tarzını benimseyen bireylerde baş ağrısının %75 oranında azaldığı öne sürülmüştür ancak kontrollü 10 deney üzerinde yapılan bir incelemede gıdalardan alınan amin ve baş ağrısı arasında bir ilişkiye rastlanmamıştır.

Amin grubunun baş ağrıları ve migrene olan etkileri hakkında daha fazla araştırma gerekmektedir.

Beslenme günlüğü tutarak fermente gıdaların size sorun çıkarıp çıkarmadığını görebilirsiniz.

Probiyotik kaynağı gıdalar yan etkilere yol açıyorsa probiyotik takviyesi kullanmanız sağlığınız açısından daha yararlı olabilir.

ÖZET

İçerdiği probiyotik miktarı yüksek fermente gıdalarda amin bulunmaktadır. Bu tür gıdaların tüketiminin baş ağrılarına yol açtığı bireyler probiyotik takviyelerini tercih etmelidir.

3. Bazı Probiyotik Çeşitleri Histamin Seviyesini Artırır

Probiyotik takviyelerde kullanılan bazı bakteriler sindirim sistemindeki histamin miktarını artırabilmektedir.

Histamin bağışıklık sistemi tarafından bir tehdit saptandığında üretilmektedir.

Kandaki histamin seviyesi arttığında damarlar bölgeye daha fazla kan taşımak için genişler ve bağışıklık sistemi hücrelerinin patojenlere daha kolay ulaşabilmesi için daha geçirgen hâle gelir.

Bu durum, etkilenen bölgenin kızarıp şişmesine sebep olmakta ve kaşıntı, göz sulanması, burun akması, nefes almakta zorlanma gibi alerjik semptomlara yol açmaktadır.

Bağışıklık sisteminde sentezlenen histamin, diamin oksidaz (DAO) enzimi tarafından ayrıştırılmaktadır. Bu enzim histaminin alerjik reaksiyona sebep olacak seviyeye gelmesini engellemektedir.

Ancak, histamin duyarlılığı olan bireylerde yeterli DAO üretimi olmadığı için histamin vücut tarafından ayrıştırılamaz.

Fazla histamin bağırsaklar tarafından emilir ve kana karışır. Bu durum alerjik reaksiyonların ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Histamin duyarlılığına sahip bireyler histamin içeren gıdalardan kaçınmalı ve histamin üreten bakterileri içermeyen probiyotik takviyelerine yönelmelidir ancak şu ana kadar bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.

Histamin üreten bakterilere örnek olarak Lactobacillus buchneri, Lactobacillus helveticus, Lactobacillus hilgardii ve Streptococcus thermophilus verilebilir.

ÖZET

Bazı probiyotik türleri bağırsakta histamin sentezine sebep olabilmektedir. Histamin duyarlılığına sahip bireyler bu tür probiyotiklerden kaçınmalıdır.

4. Probiyotik Takviyesi Advers Etkiye Sebep Olabilir

Alerjisi veya bazı gıdalara duyarlılığı olan bireyler probiyotik ürünlerin zararları nedeniyle içeriğine dikkat etmelidir.

Örneğin, bazı probiyotik takviyeleri süt ürünü, yumurta veya soya gibi alerjenler içermektedir.

Bu gıdalara alerjisi olan bireyler kullandıkları probiyotik takviyelere dikkat etmeli ve içerik listesini dikkatli bir şekilde okumalıdır.

Benzer şekilde, maya alerjisi olan bireyler bakteri bazlı probiyotik türlerini tercih etmelidir.

Süt şekeri (laktoz) da birçok probiyotik takviyesinde kullanılmaktadır.

Araştırmalar laktoz duyarlılığı olan bireylerin günlük 400 miligram laktoza karşı bağışıklığı olduğunu gösterse de probiyotik kullanımı sonucu ortaya çıkan advers etkiler kayıtlara geçmiştir.

Laktoz duyarlılığına sahip bireylerde probiyotik tüketimi gaz ve şişkinliğe sebep olabileceği için laktoz içermeyen ürünler tercih edilmelidir.

Ayrıca, bazı takviye besinlerde probiyotikler birlikte prebiyotik de bulunmaktadır. Bu bitkisel lifler insanlar tarafından sindirilemez ancak bağırsak florasındaki bakteriler tarafından tüketilir. En yaygın prebiyotik türleri laktuloz, inüin ve oligosakkarit türleridir.

Hem probiyotik hem de prebiyotik içeren takviye besinlere “sinbiyotik” adı verilmektedir.

Bazı bireyler sinbiyotik tüketimi sonrasında gaz ve şişkinlik gibi sorunlarla karşılaşmaktadır. Bu tür durumlarda prebiyotik içermeyen takviyelerin kullanılması yararınıza olacaktır.

ÖZET

Probiyotik takviyeler alerjen besinler, laktoz ve prebiyotik lifler içerebilmektedir. Bu tür unsurlardan kaçınmak için takviyelerin içeriğine dikkat edilmelidir.

5. Probiyotik Tüketemi Enfeksiyon Riskini Artırabilir

Probiyotik tüketimi çoğu birey için güvenli olsa da bazı bireylerde istenmeyen yan etkiler görülebilmektedir.

Probiyotikte bulunan bakteri veya mayalar ender durumlarda kana karışıp enfeksiyonlara yol açabilmektedir.

Zayıf bağışıklık sistemine sahip, uzun süre hastanede tedavi görmüş, venöz kateter kullanan veya yakın zamanda ameliyat olan bireylerde enfeksiyon riski daha fazladır.

Ancak enfeksiyon riski düşüktür ve şimdiye kadar ciddi bir enfeksiyon vakası görülmemiştir.

Lactobacilli türü bakteri içeren probiyotik kullanımında enfeksiyon şansının milyonda bir olduğu hesaplanmıştır.  Maya temelli probiyotiklerde bu risk daha da düşüktür ve enfeksiyon görülme şansı 5.6 milyonda birdir.

Enfeksiyon oluşması durumunda geleneksel antibiyotik ve mantar ilaçları kullanılır. Çok ender görülse de ölümler yaşanabilmektedir.

Araştırmalar bu tür besinlerin pankreatit hastası bireylerde ölüm riskini artırdığını ortaya koymuştur.

ÖZET

Zayıf bağışıklık sistemine sahip, uzun süre hastanede tedavi görmüş, venöz kateter kullanan, yakın zamanda ameliyat olan veya pankreatit hastası bireyler probiyotik kullanımından kaçınmalıdır.

SON SÖZ

Probiyotik, bireylerin gıda veya takviye besin yoluyla alabilecekleri, yüksek miktarda tüketildiğinde vücuda yararı dokunan bakteri ve mayadır. Takviye besinlerden alınabileceği gibi fermente gıdalarda doğal olarak bulunmaktadır. Probiyotik kullanımı çoğu birey için güvenli olsa da yan etkiler bulunmaktadır. Karşılaşılan en yaygın sorunlar gaz, şişkinlik, kabızlık ve susuzluktur. Probiyotik takviyelerinde kullanılan bazı unsurlar ve gıdalarda bulunan aminler bazı kişilerde sorunlara yol açabilmektedir. Böyle bir durumda probiyotik kullanımına son verilmelidir. Probiyotik, zayıf bağışıklık sistemine sahip, uzun süre hastanede kalmış veya yakın zamanda ameliyat olmuş bireylerde enfeksiyonlara sebep olabilmektedir. Bu tür sorunlara sahip bireyler dikkat etmelidir.

Bu makale Appvice Diyetetik Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

Sedef Olcay Web Banner Sedef-Olcay-Banner

PUAN VER

0 Oy, Ortalama: 0,00