Anoreksiya Nervozanın 9 Belirtisi ve Bilmek İstediğiniz Her Şey

Appvice Onaylı

Anoreksiya Nervoza Nedir?

Anoreksiya olarak bilinen Anoreksiya nervoza, ciddi bir yeme bozukluğudur. Bu hastalığa sahip bir kişi kilo vermek veya kilo almaktan kaçınmak için sağlıksız ve aşırı yöntemler uygular.
Anoreksiyanın iki türü vardır. Birinci tür kısıtlayıcı yeme alışkanlığı, ikinci tür ise yediklerini tekrar dışarı çıkarmasıdır. Anoreksiya belirtileri kişiye büyük sorunlar yaşatabilmektedir.

Kısıtlayıcı anoreksiya olan kişiler kilolarını gıda alımlarını sınırlandırmak sureti ile kontrol ederler. Bu guruptaki hastalar aşırı derecede egzersiz yapma eğilimindedir. Temizleyen (purging) anoreksiyası olan kişiler ise, kusma veya laksatif ve diüretik ilaçların kullanımı yoluyla yedikleri besinleri tekrar dışarı çıkarmaya çalışırlar.

Anoreksiya gelişimine etki eden çok çeşitli faktörler vardır. Ancak, bu hastalık genellikle benlik algısı düşük olan ve çevresine uyum sağlamada zorluk yaşayan kişilerde daha çok gelişim gösterir.
Anoreksiya geliştirme riski en yüksek olan insanlar, gençlik ve yetişkinlik çağlarındaki kadınlardır. Ancak genç kadınlar kadar olmasa da, erkekler ve yaşlı kadınlar da anoreksiya geliştirme riski altındadır.

Anoreksiyanın teşhis edilme süreci uzun bir süreyi kapsar. Çünkü bu hastalığa sahip kişiler, özellikle de ergenlik çağındaki gençler, böyle bir hastalıklarının olduğunu çok nadir ifade ederler. Anoreksiya hastaları, gösterdikleri belirtilerin diğer insanlar tarafından fark edilmemesi için içine kapanık ve ağzı sıkı bir davranış tarzını benimserler. Bu da, hastalığın teşhis edilme sürecini uzatır. Ayrıca, herhangi bir hastalığın teşhis edilmesi için yapılacak bir test tek başına yeterli değildir. Çünkü bir hastalığa resmi bir tanı koymak için birçok faktörün göz önünde bulundurulması gerekir.

Anoreksiya Nervoza Belirtileri

Anoreksiya hastalığının yaygın görülen belirti ve semptomları şunlardır.

1. Kilo Kontrolü için Yenileni Dışarı Çıkarma

Yediklerini dışarı çıkarmak (purging) anoreksiyanın en sık görülen belirtilerinden birisidir. Tasfiye etme davranışları arasında kendiliğinden meydana gelen kusma ve müshil veya diüretikler gibi bazı ilaçların amacı dışında kullanılmasını sayabiliriz.

Tıkanırcasına yeme / çıkartma anoreksiya türü, tıka basa yemek yedikten sonra bunu takiben kendiliğinden kaynaklanan kusma şeklinde tanımlanmaktadır. Aşırı miktarda müshil kullanmak, bu türün bir başka çıkarma şeklidir. Bu tür ilaçlar hem yemeğin vücut tarafından emilimini azaltır, hem de mide ve bağırsakların tamamen boşalmasına sebep olur.

Aynı amaca yönelik olarak kullanılan diüretikler, genellikle kişinin kendisinde daha sık aralıklar ile tuvalete gitme ihtiyacı hissettirir. Bu sayede vücut suyu azalır ve hastanın kilosu da ideal (!) seviyeye düşmüş olur.

Yeme bozukluğu olan hastaların başvurdukları temizleme türlerinin yaygınlık derecesini araştıran bir çalışma şu gerçekleri ortaya koymuştur. Hastaların yaklaşık % 86’sı kendisinin neden olduğu kusma ile, % 56’sı amacı dışında kullanılan müshil ile, yaklaşık % 49’u ise kötüye kullanılan diüretikler yardımı ile ilgili temizleme işlemlerini gerçekleştiriyorlar.Ancak, şu gerçeği belirtmekte fayda var. Yediklerini çıkarma alışkanlığı (purging) , birçok ciddi sağlık komplikasyonlarına yol açabilir.

ÖZET

Anoreksiya hastalarının uyguladığı yediklerini vücuttan çıkarma işlemleri, alınan kalori miktarını azaltmak, vücudun gıda emilimini engellemek ve sonucunda kilo vermek amacı ile yapılır. Bu amaca yönelik olarak gerçekleştirilen işlemler ise, hastanın kendi çabası ile veya kendiliğinden kaynaklanarak kusması veya bazı ilaçların amacı dışında kullanılmasını kapsamaktadır.

2. Gıda, Kalori ve Diyet Takıntısı

Yiyecekler hakkında sürekli endişe içinde olmak ve vücuduna aldığı kalori oranını yakından takip etmek anoreksiyanın en yaygın özelliklerinden birisidir. Anoreksiya hastası insanlar genellikle su da dâhil olmak üzere tükettikleri her gıda maddesini bir yerlere kaydederler. Hatta bazı hastalar tükettikleri yiyeceklerin ne kadar kalori içerdiğini bile ezberlerler.
Anoreksiya hastalarının yiyeceklere dair sahip oldukları bu sürekli takıntı halleri, yiyecek alımlarını çarpıcı bir şekilde azaltmak ve aşırı sıkı diyetler yapmak için onları motive eder. Hatta bazı hastalar, özellikle bazı yiyecekleri veya bazı yiyecek guruplarını (karbonhidratlar, yağlar) tamamı ile yemeyi reddedebilirler.
Bu tür eylemler, sözü geçen kişilerin aşırı derecede dengesiz beslenmelerine ve besin zafiyeti çekmelerine sebep olabilir. Bu iki durum, bu hastaların ruh hallerinin sürekli değişmesine ve yiyecek konusunda gösterdikleri takıntılı davranışlarının iyice artmasına yol açabilir.
Vücuttaki gıda zafiyeti, insülin ve leptin gibi iştah düzenleyici hormonların işlevini de etkileyebilir. Bu da, kemik erimesi, üreme sağlığı problemleri, zihinsel ve fiziksel büyüme sorunları gibi diğer sağlık sorunlarına yol açabilir.

ÖZET

Gıdalar ile ilgili aşırı endişe, anoreksiyanın ayırt edici özelliklerinden biridir. Hastaların dikkat çeken uygulamaları arasında, gıda alımının kaydedilmesi ve bazı gıda gruplarının tüketilmesinin reddedilmesi vardır. Bu eylemlerin sebebi ise, bu gıdaların kilo artışına sebep olabileceğine dair inançlardır.

3. Ruh Halinde ve Duygusal Durumda Değişiklikler

Anoreksiya belirtilerine genellikle depresyon, anksiyete, hiperaktivite, mükemmeliyetçilik ve dürtüsellik gibi belirtiler de eşlik eder. Bu semptomlar, anoreksiya olan kişilerin başkaları için genellikle eğlenceli olan aktivitelerden zevk almamalarına neden olabilir.
Kendini aşırı kontrol etme dürtüsü, anoreksiya hastaları arasında epey yaygındır. Bu özellik, kilo almayı sınırlamak için gıda alımını kısıtlamaya başvurma şeklinde kendini gösterir. Ayrıca, anoreksiyalı bireyler eleştiriye, başarısızlığa ve hatalara karşı çok hassas olma eğilimindedir.
Serotonin, dopamin, oksitosin, kortizol ve leptin gibi bazı hormonlardaki dengesizlikler, anoreksiya olan kişilerde karşılaşılan bazı karakter eksikliklerinin sebebini de açıklayabilir. Bahsettiğim hormonlar kişinin ruh halini, iştahını, motivasyonunu ve davranışlarını düzenlediği için, bu hormonların üretim seviyelerindeki anormal değişiklikler hastalarda ani ruh hali değişimlerine, düzensiz iştahlara, dürtüsel davranışlara, kaygı ve depresyona neden olabilir.

ÖZET

Vücudun besin alımında yaşanan düşüşler hormonal dengesizliklere ve gıda zafiyetine sebep olabilir. Bu yüzden, genellikle anoreksiya hastası olan kişilerde ruh halinde ani değişimler, dalgalanmalar, anksiyete, depresyon, mükemmeliyetçilik ve dürtüsellik gibi birtakım belirtiler gözlemlenebilir.

4. Biçimsiz Vücut Kaygısı

Vücut şekli ve çekiciliği, anoreksiya olan insanlar için hayati bir öneme sahiptir. Beden imajı kavramı, beden ölçüsü algınızı ve bedeniniz hakkında neler hissettiğinizi yansıtır. Anoreksiya, olumsuz bir beden imajına ve fiziksel benliğe yönelik olumsuz duygulara sahip olmak şeklinde de tasvir edilir.
Buna yönelik gerçekleştirilen bir çalışmada katılımcılar, vücut şekilleri ve görünümleriyle ilgili sahip oldukları yanlış algıları ifade ettiler. İnce bir görünüşe sahip olma düşüncesi diğer algılar içinde en çok öne çıkan faktör oldu.
Anoreksiyanın bir başka klasik bir özelliği de, hastaların beden ölçülerine dair tahminlerinde fazla abartıya kaçmalarıdır. Anoreksiyalı bireyler vücutlarının gerçekte olduğundan daha büyük olduğunuzu düşünürler.

25 kişi üzerinde yapılan bir çalışmada, anoreksiyalı kişilere kapı benzeri bir açıklıktan geçecek kadar büyük olup olmadıklarını tahmin etmeleri istendi. Anoreksiya olan kişiler, kontrol grubuna kıyasla vücut ölçülerini önemli ölçüde fazla tahmin etmişlerdir.
Sürekli vücudun kontrol edilmesi de, anoreksiyanın başka bir ayırt edici özelliğidir. Bu davranışın belirtileri arasında kişinin ikide bir aynaya bakması, vücut ölçülerini devamlı kontrol etmesi ve vücudundaki yağ oranı fazla olan belli bölgelere sürekli baskı uygulaması sayılabilir.
Devamlı vücudun kontrol edilmesi, vücuda dair bir memnuniyetsizliğin ve kaygının oluşma ihtimalini artırabilir. Ayrıca bu durum, anoreksiya olan kişilerde gıda kısıtlamasını tetikleyebilir.

Buna ek olarak, yapılan araştırmalar ağırlık ve estetiğin ön planda olduğu spor dallarının dayanıksız kişilerdeki anoreksiya riskini daha fazla arttırabileceğini göstermektedir.

ÖZET

Anoreksiya, bedenin değiştiği algısını ve vücut boyutlarının olduğundan fazla tahmin edilmesi gibi bir takım yanlış algıları içine alır. Ayrıca, aşırı vücut kontrolü yapılması vücut memnuniyetsizliğini arttırır ve gıda kısıtlayıcı davranışların gelişmesini teşvik eder.

5. Aşırı Egzersiz Yapma

Anoreksiya hastaları, özellikle kısıtlayıcı tipte olanlar, kilo vermek için çoğu zaman aşırı egzersiz yaparlar. 165 katılımcının yer aldığı bir çalışma, yeme bozukluğu olanların % 45’inin zorlayıcı egzersizler yaptığını göstermiştir.
Aynı gurup içinde yer alan aşırı egzersiz yapanların % 80’i kısıtlayıcı tipte anoreksiya hastası, %43’ü ise aşırı yemek yiyip dışarı çıkaran anoreksiya hastası oldukları ifade edilmiştir. Ayrıca aşırı egzersiz yapma eğiliminin, aynı yaş gurubundaki erkeklere kıyasla yemek yeme bozukluğu olan genç bayanlarda daha yaygın olduğu gözlemlenmiştir.

Anoreksiyalı bazı insanlar, tek bir antrenman kaçırdığı zaman bile yoğun bir suçluluk duygusu içine girerler. Ayrıca, aşırı yürüme, ayakta durma ve yerinde duramama anoreksiyada sık görülen diğer fiziksel aktivite türleridir.
Aşırı egzersiz yapmak, anoreksiya hastalarında yüksek kaygı, depresyon ve takıntılı kişilik davranışları sergileme gibi yansımaların oluşmasına sebep olabilir. Son olarak, anoreksiya olan kişilerde bulunan düşük leptin seviyelerinin, hiperaktivite ve huzursuzluk halini arttırdığı görülmüştür.

ÖZET

Aşırı egzersiz, anoreksiya hastalarında sık görülen bir semptomdur. Anoreksiya hastası olan insanlar, bir antrenmanı kaçırsalar bile şiddetli bir suçluluk duygusu hissedebilirler.

6. Açlığın İnkâr, Yemek Yemenin Reddedilmesi

Düzensiz beslenme alışkanlıkları ve iştah seviyesinin oldukça düşük olması anoreksiyanın önemli belirtilerindendir. Sınırlayıcı tipteki anoreksiya, açlığın sürekli olarak inkar edilmesi ve yemek yemenin reddedilmesi olarak karakterize edilir.

Bu tür davranışların oluşmasına birçok faktör katkıda bulunabilir. Örneğin, hormonal dengesizlikler, anoreksiya hastası insanların sürekli kilo alma korkusu yaşamalarına ve bu yüzden de yemek yemeyi reddetmelerine sebep olabilir.

Östrojen ve oksitosin, korku kontrolünde önemli rol oynayan iki hormondur. Anoreksiya olan kişilerde bu hormonların düşük seviyelerde bulunması, onların sürekli olarak gıda ve kilo korkusu yaşamalarına veya bu korkunun üstesinden gelmelerinin zorlaşmasına sebep olabilir.

Ayrıca kortizol ve peptid YY gibi açlık ve doyma hormonlarındaki düzensizlikler de anoreksiyalı kişilerin yemek yemekten kaçınmasına katkıda bulunabilir. Bununla birlikte, yemeğin ödül değeri anoreksiya hastalarında değişiyor olabilir. Yani bu hastalıktan mustarip olan insanlar, kilo vermeyi yemek yemekten daha tatmin edici buluyor ve bu yüzden de açlık davranışını sürdürüyor olabilirler.

ÖZET

Sürekli kilo alma korkusu, anoreksiyalı kişilerin yemeyi reddetmesine ve açlıklarını inkar etmesine neden olabilir. Ayrıca, yemek yemenin değerinin onların nazarında düşük olması, yiyecek alımlarını daha da azaltmalarına yol açabilir.

7. Gıda Ritüellerine Kendini Kaptırmak

Yiyecek ve kilo ile ilgili obsesif bir davranış biçimine sahip olmak, kontrol odaklı beslenme alışkanlıklarını sıklıkla tetikler. Bu tür ritüeller ile meşgul olmak kaygı düzeyinizi düşürür, rahatlamanızı sağlar. Bu da, duygularınız üzerinde kontrol sahibi olmanızın yolunu açar.

Anoreksiya hastalarında görülen en yaygın gıda ritüellerinden bazıları şunlardır:

  • Yiyecekleri belli bir sıra ile yemek
  • Yavaş yemek ve aşırı çiğnemek
  • Tabaktaki yemeklerin belli bir düzende olması
  • Her gün aynı saatte yemek yemek
  • Yiyeceklerin küçük parçalara ayırmak
  • Yiyeceklerin porsiyon boyutlarının tartılması, ölçülmesi ve kontrolü
  • Yemek yemeden önce kalori saymak
  • Sadece belirli yerlerde yemek yemek

Anoreksiyalı kişiler bu ritüellerden taviz vermeyi veya bu ritüellerden sapmayı kendileri adına bir kontrol kaybı ve başarısızlık olarak görürler.

ÖZET

Anoreksiya, bireylerde gıdaların neden olduğu kaygıyı azaltabilecek çeşitli beslenme alışkanlıklarının kazanılmasına neden olabilir. Hastalar bu şekilde hem rahatlarlar, hem de kontrolü elinde tutmanın verdiği hazzı yaşarlar.

8. Alkol veya Madde Bağımlılığı

Her ne kadar yanlış bir kabul olsa da, insanlar bazen iştahı bastırmak, kaygı ve stresle baş etmek için alkole başvurabilirler. Anoreksiya, hastalarda kalıcı alkol kullanımının başlamasına, bazı ilaçlara ve diyet haplarına karşı bağımlılığın oluşmasına yol açabilir.
İkinci anoreksiya tipi olan patlarcasına yiyip daha sonra yediklerini çıkartan hastaların alkol ve uyuşturucu madde kullanımına olan eğilimleri ve kullanım derecelerinin, kısıtlayıcı yemek yiyen anoreksiya tipindeki hastalara göre yaklaşık 18 kat daha fazla olduğu belirlenmiştir.
Hatta bazı durumlarda anoreksiya hastalarındaki aşırı alkol alımı o dereceye gelir ki, hastalar yeterince gıda alamadıkları için kaybettikleri kalorileri alkol yoluyla telafi etme yolunu tercih edebilirler.

Ayrıca amfetaminler, kafein veya efedrin gibi ilaçlar iştahı bastırabilir ve metabolizmayı hızlandırıcı etki yapabilir. Bu durum, hastaların hızlı bir şekilde kilo vermelerine sebep olacağı için bu tür ilaçların suiistimal edilmesi özellikle kısıtlayıcı tipte anoreksiya hastalarında oldukça yaygındır.
Hatta gıda alımında aşırı bir kısıtlamaya gitmek ve hızlı bir şekilde kilo vermek beynin ilaçlara karşı duyduğu isteğin daha da artmasına sebep olabilir. Ayrıca bu maddelerin uzun bir süre süre kötüye kullanılması vücut için gerekli olan gıda alımının azalmasına sebep olur. Gıda zafiyeti ise yetersiz beslenmeye, yetersiz besleme de diğer sağlık sorunlarını ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

ÖZET

Anoreksiya hastaları, vücutlarına yiyecek alımını iyice azaltarak kilo verebileceklerine inanırlar. Bununla birlikte, yaşadıkları kaygıyı azaltmaya yardım ettikleri düşüncesi bu hastaların alkol tüketimini ve bazı ilaçların kullanımını abartmalarına sebep olur.

9. Aşırı Kilo Kaybı

Aşırı kilo kaybı, anoreksiyanın yaygın belirtilerinden bir tanesidir. Bir hastanın anoreksiya derecesinin ne kadar ciddi olduğu, o kişinin kilosunu ne ölçüde baskıladığı ile yakından alakalıdır. Kilonun baskılanması, bir kişinin geçmiş kilosu ile mevcut kilosu arasındaki farka işaret eder.
Yapılan bir çalışma, kilonun bastırılması ile vücuda dair kaygılar, aşırı egzersiz yapma, yiyecek kısıtlamasına gitme ve kilo kontrol ilacı kullanımı arasında anlamlı bağlantılar olduğunu göstermiştir.

Anoreksiya teşhisi kılavuzlarına göre eğer bir kişinin mevcut vücut ağırlığı, o yaş ve boyda olması beklenen ağırlığın % 15 altında ise veya ilgili kişinin vücut kitle indeksi (BMI) 17.5 veya daha az ise bu kişide aşırı bir kilo kaybı mevcuttur.
Bununla birlikte, bir insandaki kilo değişikliklerini fark etmek zor olabilir veya anoreksiya teşhisi koymak için yeterli bir kriter olmayabilir. Bu nedenle, kesin bir belirleme yapmak için diğer tüm belirti ve semptomların dikkate alınması gerekir.

Zamanla Geçtikçe Ortaya Çıkacak Fiziksel Belirtiler

Yukarıda listelenen belirtiler anoreksiyanın ilk ortaya çıkan ve en baskın belirtileri arasında yer almaktadır. Hastalık ilerledikçe vücut organlarını etkilemesi ihtimal dâhilinde olduğu için aşağıdaki belirtiler de dahil olmak üzere bazı semptomların oluşmasını tetikleyebilir:

  • Yorgunluk, halsizlik ve uyuşukluk
  • Kusmadan kaynaklanan kavitasyon oluşumu
  • Kuru ve sarımsı bir cilt
  • Baş dönmesi
  • Kemiklerin incelmesi ve zayıflaması
  • Vücudu saran ince ve yumuşak tüylerin çıkması
  • Gergin ve kırılgan saç ve tırnaklar
  • Kasların zayıflaması ve güçsüzleşmesi
  • Düşük tansiyon ve nabız
  • Şiddetli kabızlık
  • Sıcaklıktaki hafif bir düşüş nedeniyle bile olsa her zaman üşümek

Anoreksiya hastalığından tam olarak kurtulmak, erken teşhis ve sonrasında yapılacak uygun bir tedavi ile mümkündür. Bu yüzden belirtiler fark edilir edilmez bir uzmandan yardım istemek veya doktora başvurmak en iyi seçim olacaktır.

ÖZET

Anoreksiyanın ilerlemesi vücutta birçok değişikliğe neden olabilir. Hatta anoreksiya hemen hemen tüm vücut organlarını etkiler. Hastalığın en yaygın belirtileri yorgunluk, kabızlık, üşüme, kırılgan saç ve kuru cilt olabilir.

SONUÇ

Anoreksiya nervoza, bir yeme bozukluğu hastalığıdır. Bu hastalık, kilo kaybı, vücut imajında bozulma ve aşırı kilo verme yöntemlerinin uygulanması şeklinde tasvir edilir. Neyse ki, hastalık hakkında bilgi edinmek ve yardım almak için aşağıdakiler de dahil olmak üzere sayısız kaynak ve yardım kuruluşu mevcuttur:

  • Ulusal Yeme Bozuklukları Birliği (NEDA)
  • Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü
  • Anoreksiya Nervoza ve İlişkili Bozukluklar Ulusal Birliği

Kendinizin, arkadaşınızın veya bir sevdiğinizin anoreksiya hastası olduğunu veya hastalığın belirtilerini gösterdiğini düşünüyorsanız vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanına başvurmanız sizin ve sevdikleriniz için hayati öneme sahiptir.
Anoreksiya nervoza, ölümcül olabilen çok ciddi bir hastalıktır. Bu hastalıktan kurtulmak için yardım almak kesinlikle çok önemlidir.

Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

Puan Ver


ortalama puan: 5,00 , 5 oy