AIDS Tedavisi ve HIV Aşısı Hakkında Kapsamlı Rehber

Appvice Onaylı

Tüm gayretlere rağmen, HIV’e karşı benzer bir başarıya henüz ulaşılamamıştır. HIV ilk kez 1984 yılında tanımlandı. Uzmanlar, iki yıl içerisinde bu yeni hastalığa karşı bir aşı geliştirilebileceği beklentisi içindeydi. Test edilen birçok aşı numunesine rağmen, virüse karşı gerçekten etkili bir aşı hâlâ bulunamamıştır. Belirtilerin erkek ve kadınlarda farklılık göstermesi de bu duruma etki etmektedir. Bu hastalığı alt etmek neden bu kadar zor? Ve zafere ne kadar uzaktayız? Devam eden satırlarda AIDS tedavisi hakkındaki tüm sorularınızı yanıtlayacağız.

Geçen yüzyılda tıp alanında gerçekleştirilen önemli atılımlar arasında çeşitli hastalıklara karşı geliştirilen aşılar da yer alır. Bu aşılardan bazıları:

  • Çiçek hastalığı
  • Çocuk felci
  • Hepatit A ve hepatit B
  • Insan papilloma virüsü (HPV)
  • Suçiçeği

HIV Aşısı Önündeki Engeller

Diğer virüs türlerinden farklı olması, HIV’e karşı bir aşı geliştirmeyi zorlaştırmaktadır.

HIV, çeşitli açılardan tipik aşı yaklaşımına uymamaktadır:

1. Neredeyse bütün insanların bağışıklık sistemi HIV’e karşı etkisiz

Hastalıklarla mücadele eden bağışıklık sistemi, HIV’e etkili bir yanıt geliştiremiyor. Üretilen antikorlar yalnızca hastalığın daha yavaş seyretmesini sağlayabiliyor, ancak süreci durduramıyor.

2. Aşılar tipik olarak hastalığı yenmiş kişilerin bağışıklık sistemi taklit edilerek üretilir

Ne yazık ki, HIV bulaşan hiç kimse hastalığı yenememiştir. Bu nedenle, aşının taklit edebileceği bir bağışıklık reaksiyonu ortada yoktur.

Psikoloğunuz ile Bir Tuşla Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice uygulaması üzerinden psikoloğunuzla hemen görüşebilirsiniz.

Hemen Başla

3. Aşılar enfeksiyona değil hastalığa karşı korur

HIV, 3. aşamaya kadar, yani AIDS’e dönüşene kadar bir enfeksiyondur. Aşılar hastalık ortaya çıkmadan önce, enfeksiyonu temizlemesi için vücuda zaman kazandırır.

Ancak HIV, AIDS’e evrilmeden önce uzun bir eylemsizlik dönemi geçirmektedir. Bu süre zarfında virüs, kendisini bulaşmış olduğu insanın DNA’sında saklar. Vücudun kendisini iyileştirmesi için virüsün bütün gizli kopyalarını bulup yok etmesi gerekir. Fakat bunu beceremez. Bu durumda aşının vücuda zaman kazandırmasının bir anlamı olmaz.

4. Ölü veya zayıflatılmış HIV virüsleri aşı için kullanışlı değil

Aşıların çoğu ölü veya zayıflatılmış virüslerle yapılır. Ancak ölü HIV örnekleri, bağışıklık sisteminin virüse yanıt üretmesi noktasında beklenen faydayı sağlamamaktadır. Zayıflatılmış bile olsa, virüsün canlı formunu kullanmak ise çok tehlikelidir.

5. Aşılar, genel olarak karşılaşılma sıklığı az olan hastalıklara karşı etkilidir

Difteri ve hepatit B gibi hastalıklar bu duruma örnek teşkil eder. Ancak HIV riski altında yaşayan insanlar hemen her gün virüse maruz kalma ihtimali ile karşı karşıyadır. Bir aşının bu kadar çok enfeksiyonu önleme şansı azdır.

6. Aşıların çoğu solunum ve mide-bağırsak sistemi üzerinden giren virüslere karşı koruma sağlar

Virüsler vücuda çoğunlukla bu yollardan girer. Bu şekilde bulaşan virüslere karşı epeyce deneyime sahibiz. Ancak HIV, bir vücuda genel olarak genital yüzeyler veya kan yoluyla girer. Vücuda bu yollardan giren virüslere karşı korunma konusunda ise pek deneyimli değiliz.

7. Aşıların çoğu önce hayvanlar üzerinde test edilir

Bu şekilde aşının insanlar için kullanılmadan önce güvenli ve etkili olma kapasitesi test edilmiş olur. Ancak, HIV özelinde testlerin yapılabileceği uygun bir hayvan modeli yoktur. Hayvanlar üzerinde yapılacak herhangi bir testin sonuçlarına bakılarak, insanlarda ne tür bir reaksiyona yol açabileceğini öngörmek zordur.

8. HIV çok hızlı bir şekilde mutasyona uğrayabilir

Bir aşı, virüsün belirli bir türünü hedef alır. Virüs değişime uğrarsa, aşının etkinliği ortadan kalkabilir. HIV o kadar hızlı mutasyon geçirir ki, ona karşı etkili bir aşı geliştirmek zordur.

Psikoloğunuz ile Bir Tuşla Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice uygulaması üzerinden psikoloğunuzla hemen görüşebilirsiniz.

Hemen Başla

Profilaktik ve Terapötik Aşılar

Bu zorluklar karşısında araştırmacılar aşı geliştirmek için çalışmaya devam etmekteler. Profilaktik ve terapötik olmak üzere iki temel aşı tipi vardır.  Araştırmacılar, HIV aşısı için her iki türü de göz önünde bulundurmaktadır.

Mevcut aşıların çoğu profilaktiktir, yani kişinin hastalığa yakalanmasını önlerler. Terapötik aşılar ise mevcut bir hastalığa karşı vücudun bağışıklık tepkisini artırmak amacıyla kullanılırlar. Bu nedenle terapötik aşılar bir çeşit tedavi biçimi olarak da kabul edilirler.

Bazı hastalıklar üzerinde terapötik aşı çalışmaları halen devam etmektedir:

  • Kanserli tümörler
  • Hepatit B
  • Tüberküloz
  • Sıtma
  • Gastrik ülserlere neden olan bakteri

Bir HIV aşısının teorik olarak iki hedefi vardır. İlki, sağlıklı insanlara yapıldığında, bu kişilere HIV bulaşmasını önlemek. Bu hedef onu bir profilaktik aşı grubuna sokmaktadır.

Diğer yandan HIV, bir terapötik aşı için çok uygun bir adaydır. Araştırmacılar, terapötik bir HIV aşısı ile viral yükü azaltabilmeyi arzu etmektedir.

Deneysel Aşı Çeşitleri

Araştırmacılar, HIV’e karşı bir aşı geliştirmek için birçok farklı yaklaşımı denemekteler. Bulunacak aşılar muhtemelen hem profilaktik hem de terapötik aşı sınıflarına ait olacaktır.

Halen üzerinde çalışmaların sürdürüldüğü aşı tiplerine kısaca bir göz atalım:

  • Peptid aşılar, HIV’den küçük protein parçaları alarak bir bağışıklık tepkisi geliştirmek için kullanılıyor.
  • Rekombinant DNA aşıları (subünit aşılar), HIV’e ait daha büyük protein parçalarını kullanır.
  • Canlı vektör aşılar, HIV’e ait genlerin başka bir virüs aracılığıyla vücuda verildiği aşılardır. Çiçek aşısında bu yöntem kullanılır.
  • Aşı kombinasyonları (prime-boost strateji), iki aşının birbiri ardına yapıldığı uygulamalardır. Amaç, daha güçlü bir bağışıklık tepkisi yaratmaktır.
  • Virüs benzeri partikül aşılar, HIV’in bazı proteinleri kullanılarak enfeksiyon yaratma özelliği olmayan HIV’e benzer partiküller kullanır.
  • DNA aşıları bağışıklık tepkisi oluşturmak için HIV’den alınan DNA’yı kullanır.

Klinik Denemede Başarısızlık

HVTN 505 olarak bilinen HIV için bir aşı geliştirme çalışması 2017 Ekim’inde sona erdi. Çalışma, canlı vektör aşı tipinin kullanıldığı, profilaktik bir yaklaşım ile yürütüldü.

Ad5 adı verilen zayıflatılmış soğuk bir virüs, HIV proteinlerini tanıması (ve hatta savaşması) amacıyla bağışıklık sisteminin harekete geçirilmesinde kullanıldı. 2500’den fazla kişi bu çalışmada yer aldı.

Araştırmacılar aşının HIV bulaşmasını önlemediğini ve viral yükü azaltmadığını fark ettiklerinde, çalışma durduruldu. Sonuçlara bakıldığında, aşı yapılanlardan 41 kişiye HIV bulaşırken, plasebo verilenlerde bu sayı 30’da kaldı.

Aşı yapılanlarda HIV bulaşmasının daha yüksek olması endişe vericiydi. Ancak, aşının HIV bulaşmasını kolaylaştırdığına dair bir kanıt yoktu. Bununla birlikte, 2007’de yine Ad5’in kullanıldığı ve STEP adıyla bilinen çalışmada yaşanan başarısızlık, araştırmacıları temkinli davranmaya sevk etti. Onlara göre, bağışıklık hücrelerinin HIV’e saldırmasına neden olan herhangi bir şey virüsün bulaşma riskini de artırıyor olabilirdi.

Tayland ve Güney Afrika’dan Gelen Umut

Bugüne kadar ki, en başarılı klinik testlerden bir tanesi ABD ordusunun 2009’da Tayland’da yaptığı HIV araştırmasıydı. RV144 olarak bilinen denemede profilaktik aşı kombinasyonu kullanıldı. Prime-boost stratejisi uygulandı. “Prime” olarak ALVAC aşısı, “boost” olarak AIDSVAX B/E aşısı kullanıldı.

Aşı kombinasyonu güvenli bulundu, hatta bir miktar da etkiliydi. Aşı, plasebo ile karşılaştırıldığında, HIV’in yayılmasını %31 oranında azalttı.

Yüzde 31’lik bir azalma bu aşı kombinasyonunun yaygın kullanımı için yeterli değil. Ancak, bu başarı araştırmacıları, aşıyı daha etkili kılma konusunda çalışmaya teşvik etmiştir.

Nitekim HVTN 100 olarak bilinen ve bu çalışmanın devamı niteliğinde Güney Afrika’da yapılan yeni bir test çalışmasında, RV144’te test edilen aşının geliştirilmiş bir versiyonu kullanıldı. Bu ikinci çalışmada aşının etkisini artırmak amacıyla farklı bir “booster” denendi. Bununla birlikte, katılımcılara ekstra bir doz aşı daha yapıldı.

20 kişilik bir katılımcı grubuyla yapılan testlerde, HVTN 100 testi, HIV riskine bağlı olarak, aşının bağışıklık tepkisini güçlendirdiğini gösterdi. Bu umut verici sonuçlar neticesinde HVTN 702 adıyla daha geniş çaplı bir araştırmaya başlandı. HVTN 702 aşının gerçekten HIV bulaşmasını önleyip önlemediğini test edecek.

Bu araştırma da yine Güney Afrika’da yapılıyor. Aşı 5400 kişi üzerinde test edilecek. HVTN 702, yedi yıldan beri yapılan ilk büyük aşı testi olduğu için büyük merak uyandırıyor. Birçok kişi, bu çalışmanın ilk HIV aşısını ortaya çıkaracağını umut ediyor. Çalışmanın sonuçları ise 2021 yılında açıklanacak.

Sürmekte Olan Diğer Testler

Uluslararası HIV Aşısı Girişimi (IAVI)’nin içerisinde yer aldığı bir aşı denemesine 2015 yılında başlandı. Bu profilaktik aşı çalışmasında çeşitli ülkelerden katılımcılar yer alıyor:

  • ABD
  • Ruanda
  • Uganda
  • Tayland
  • Güney Afrika

Denemede canlı vektör aşı stratejisi uygulanıyor. Test edilen aşıda HIV genlerini Sendai virüs taşıyor. Bağışıklık tepkisini artırmak için ayrıca ikinci bir aşı yapılıyor, yani kombinasyon aşı stratejisi de kullanılıyor. Bu çalışmada veri toplama aşaması tamamlanmış bulunuyor. Sonuçların 2022’de açıklanması bekleniyor.

Üzerinde çalışılan bir başka önemli yaklaşım da vektörlenmiş immünoprofilaksi kullanımıdır.

Bu yaklaşımda, HIV dışında bir virüs hücrelere girmesi için vücuda enjekte ediliyor ve böylece “geniş çapta nötralize edici antikorlar”ın üretilmesi amaçlanıyor. Bu yaklaşım başarılı olursa, bir aşıyla bütün HIV türlerine karşı etkili bir koruma sağlanabilir. Deneme aşamasındaki diğer aşıların çoğu yalnızca HIV’in bir türüne karşı etkili olabiliyor.

IAVI’nin organize ettiği bu tarz bir araştırma, IAVI A003 adıyla geçen yıl Birleşik Krallık’ta yapıldı. 2018’de tamamlanan çalışmanın sonuçlarının yakında açıklanması bekleniyor.

HIV Aşılarının Geleceği

2018 verilerine göre, 2017’de HIV aşısı için yapılan araştırmalar için 845 milyon dolar harcama yapılmıştır. Bugüne kadar 40’ın üzerinde aşı test edildi.

İşe yarar bir aşı için ilerleme oldukça yavaş, ancak her başarısız deneme, sonraki çalışmalarda kullanılacak önemli veriler sağlıyor.

HIV aşısı ile ilgili sorularınız veya klinik bir araştırmaya katılmaya ilişkin merak ettikleriniz için bir sağlık uzmanına danışabilirsiniz. Aradığınız cevaplara ulaşabilir, uygun bir klinik çalışma için bilgi alabilirsiniz.

Psikoloğunuz ile Bir Tuşla Hemen Görüşün:

Başla tuşuna basarak Appvice uygulaması üzerinden psikoloğunuzla hemen görüşebilirsiniz.

Hemen Başla

KAYNAKÇA

 

Puan Ver


ortalama puan: 5,00 , 1 oy