Appvice şimdi indirin

Ağır Depresyonun Fiziksel Belirtileri Nelerdir ?

Appvice Onaylı

Bu makalede özellikle uzun süre tedavi edilmediğinde ortaya çıkan depresyonun fiziksel belirtileri ve tüm vücudumuzu nasıl etkilediği hakkında bilmek istediklerinizi açıklamaya çalışacağız. Depresyon Türkiye’deki en yaygın ruhsal bozukluktur. Teknik anlamda bir akıl hastalığı olarak tanımlanan depresyon, fizikî sağlığı da etkiler. 

Hayatımızın normal akışında zaman zaman üzülür ya da çeşitli şeylerle ilgili kaygı duyarız. Ancak bu duygular, sürekli bir hal aldıklarında, depresyona girdiğimizin göstergeleri olabilirler.

Dünya Sağlık Örgütü, 7 Nisan Dünya Sağlık Günü dolayısıyla yayınladığı raporda 2017 yılında depresyon konusunu seçmiştir. Rapor, depresyonun son on yılda %18 artış göstererek dünya nüfusunun %4.4’ünü etkisi altına aldığını göstermektedir. Raporda yer alan bilgilere göre ülkemizdeki depresyon oranının da dünyayla benzer şekilde nüfusun %4.4’ü olduğu göze çarpmaktadır.

Yaygın bir hastalık olan depresyon, tedavi edilmediği takdirde günlük yaşamın normal bir biçimde yaşanmasını engeller; ayrıca hastalar, çeşitli fiziksel belirtilerin hafif etkilerini de tecrübe ederler. Özellikle majör depresyon (depresyonun şiddetli formu), hastanın yaşam kalitesini azaltan ciddi bir hastalık olarak değerlendirilir.

Merkez Sinir Sistemi

Depresyon merkezi sinir sistemi ile ilgili pek çok belirti yaratabilir. Bunlardan birçoğunun gözden kaçması olasıdır. Öte yandan yaşlı insanların, kendi bilişsel belirtilerini yakalamaları gözlemlemeleri de zordur, çünkü bu belirtileri yaşlanmanın doğal etkileri olarak yorumlarlar. Amerikan Psikoloji Derneği’nin (American Psychological Association) verileri, depresyondaki yaşlı yetişkinlerin hafızaları ve tepki zamanları, daha genç insanlarınkilere göre depresyondan daha fazla etkilenmektedir.

Depresyonun başlıca belirtileri mutsuzluk, şiddetli üzüntü ve suçluluk duygusudur. Depresyon, boşlukta olma hissi ve genel umutsuzluk duygularıyla tanımlanır. Bazı insanlar bu duygularını sözcüklerle ifade etmekte güçlük çekebilirler. Ayrıca depresyon belirtileri bazen fiziksel rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkar, bazense bu tür rahatsızlıklar yaratır. Kimi hastaların depresyonda olduklarını anlamaları bu nedenle de zor olabilir. Örneğin belirli bir neden olmaksızın sık sık ağlamak depresyonun bir belirtisi olabilir; ama depresyona giren herkeste bu ağlama nöbetleri görülmez.

Depresyondaki insanlar kendilerini sürekli yorgun hissedebilir ya da geceleri uyumakta güçlük çekebilir. Sinirlilik, alınganlık ve seks de dâhil olmak üzere, evvelce keyif alınan şeylere karşı isteksizlik, depresyonun diğer belirtileridir. Depresyon baş ağrısına, kronik vücut ağrılarına ve ilaçlara yanıt vermeyen başka ağrılara neden olabilir. Öte yandan Alzheimer, epilepsi ve multipl skleroz gibi nörolojik hastalıklar da depresyona yol açabilir.

Depresyondaki insanlar mesleklerini icra etmekte ya da toplumsal gereklilikleri yerine getirmekte zorlanabilir. Bunun altında, konsantrasyon güçlüğü, hafızanın zayıflaması ve karar almakta zorluk çekme gibi depresyon semptomları yatar.

Depresyon bazı insanların alkol ve uyuşturucuya yönelmelerine yol açabilir ve bu maddelerin kullanımı insanı pervasızca davranmaya iter. Depresyondaki bazı insanlar bu sorunlarından bahsetmez, onu gizlemeye çalışır. Kimileri ise sürekli kendilerine zarar vermeyi, intiharı düşünür.

Depresyondaki insanların intihar etme riski, iyileşme aşamasında bile, sağlıklı insanlara göre 25 kat fazladır.  Neyse ki mevcut depresyon tedavisi % 60 ilâ 80 oranında başarılı olmaktadır.

Sindirim Sistemi

Depresyon ruhsal bir bozukluktur, ancak iştah ve beslenme üzerinde olumsuz etkiler gösterebilir. Bazı insanlar depresyondayken daha fazla yemek yerler. Bu durum tip 2 diyabet gibi obeziteyle bağlantılı hastalıklara yol açabilir.

Bazı insanlarsa iştahlarını bütünüyle kaybederler ya da gereken miktarda besin almazlar. Yaşlı insanların iştahtan kesilmeleri geriatrik anoreksi adı verilen hastalığın ortaya çıkmasına yol açabilir.

Yeme bozukluklar aşağıdaki belirtileri yaratabilir:

  • Karın ağrısı
  • Kramp
  • Kabızlık
  • Yetersiz beslenme

Bu belirtiler, eğer hasta doğru bir bedlenme rejimine alınmazsa, ilaç kullanımına yanıt vermeyebilir. Tatlılar ve karbonhidrat açısından zengin gıdalar iyileşme sağlayabilir, ancak bu durum çoğunlukla geçici olur.

Depresyondayken sağlıklı beslenmek çok önemlidir. Besinler, nörotransmitter maddelerin düzgün biçimde iş görmesi açısından hayatîdir. Bir araştırmaya göre en yaygın vitamin ve besin eksiklikleri:

  • Omega-3 yağ asitleri,
  • B vitamini,
  • Mineral,
  • Amino asit eksiklikleridir.

Kalp-damar Sistemi ve Bağışıklık Sistemi

Depresyon ile stres yakından ilişkilidir. Stres hormonları kalp atış hızını arttırır ve kan damarlarının daralmasına yol açar; böylece vücudumuzu sürekli bir olağanüstü hal içerisine sokar. Bu durum zamanla kalp hastalığına evrilebilir.

Depresyon kalp-damar hastalıklarına yakalanma riskini:

  • Sigaranın,
  • Diyabetin,
  • Yüksek tansiyonun
  • Yüksek kolesterolün arttırdığından daha fazla arttırır.

Depresyon, tedavi edilmediği takdirde, kalp krizi ile ölme riskini arttırır. Öte yandan kalp hastalığı da depresyonu tetikleyebilir.  Cleveland Clinic, kalp hastalarının yaklaşık %15’inin majör depresyon geliştirdiğini tahmin etmektedir.

Depresyon ve stres, bağışıklık sistemini de olusuz etkiler ve hastayı bulaşıcı hastalıklara karşı daha savunmasız kılar. Birçok araştırmanın verilerini değerlendiren bir çalışma, depresyon ile enflamasyon arasında bir ilişki olduğunu saptamıştır, ancak ikisi arasındaki ilişki tam olarak bilinmemektedir. Enflamasyon birçok hastalıkla bağlantılıdır. Anti-enflamatuvar ilaçların bazı depresyon hastalarına iyi geldiği bilinmektedir.

Çocuklarda Görülen Depresyonun Fiziksel Belirtileri

Depresyondaki çocuklara teşhis koymak zordur çünkü çocuklar yaşadıkları belirtileri kelimelere dökmekte güçlük çeker. Dikkat etmeniz gereken belirtiler arasında sürekli ve aşırı sarılma davranışı, kaygı ve okula gitmek istememe gibi davranışları sayabiliriz. Depresyondaki çocuklar aşırı alıngan ve kötümser de olabilir.

İntiharın önlenmesi

Eğer bir yakınınızın intihar edeceğini ya da başkalarına zarar verebileceğini düşünüyorsanız aşağıdakileri yapabilirsiniz:

  • 112’yi arayarak durumu yetkililere bildirip yardım isteyin.
  • Yardım gelene kadar şahsın yanında kalın.
  • Çevrenizdeki tehlikeli objeleri (bıçak, silah, ilaç vb.) kaldırın.
  • Kişiyi dinleyin, ancak onu yargılamayın, tehdit etmeyin ya da ona bağırmayın.

Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

 

PUAN VER

0 Oy, Ortalama: 0,00